Konya Valiliği
Konya Büyükşehir Belediyesi
Kulu Belediyesi
Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
Eğitim Kurumlarımız
KULU
Doğusunda : Şereflikoçhisar
Batısında : Haymana
Kuzeyinde : Ankara/Bala
Güneyinde : Cihanbeyli ve Tuzgölü ile çevrilidir.
Nüfusu (2000 yılı itibariyle ) : 28.027
İlçe Haritası için tıklayınız
Kulu- Ankara'ya 110 km, Konya'ya 148 km uzaklıktadır.
Ankara-Konya asfaltı üzerinde bulunan ilçe işlek bir yerdedir. E-90 (E-5) Karayolu, ilçenin sınırları içerisinden geçmektedir.
Kulu, matematik konumu itibariyle 35,5 Doğu meridyeni ile 39,5 Kuzey paralelleri üzerindedir.
Kulu, 1000 rakımlı olup, 2880 km2 yüzölçümü genişliğindedir. Ankara ile yaklaşık aynı meridyen üzerinde bulunmaktadır.
İlçeye bağlı 7 kasaba ve 28 adet köy mevcuttur. İlçe merkezi 11 mahalleden oluşmaktadır.
Önemli Dağları, Ovaları; İç Anadolu Bölgesinin ortasında yer alan ilçe, İç Anadolu'nun karekteristik tabii yapısını taşımaktadır. Oldukça geniş ve düz arazi yapısı vardır. Çok az engebeye sahiptir. Batısında Karacadağ mevcuttur. Bu dağın yüksekliği 1739 metredir.
Akarsuları ve Gölleri: Kulu ilçesinin içinden geçen güçlü bir akarsuyu yoktur. Fakat bunun yanında kapalı havza durumunda kışın yağışlarla güçlenen, yazın da kuruyan çaylar vardır. Merkezin ortasından geçen derenin suyu yazın azalmakta, İlçenin 3 km. doğusundaki Küçükgöle akmaktadır. İlçe merkezine bağlı bazı pınar ve çeşme suları bulunmaktadır. Bu suları halk, kendi yazlık bağ, bahçe ve hayvan sulama işlerinde kullanarak değerlendirmektedir.
İlçede göl olarak Tuzgölü ve Küçükgöl (Acıgöl)vardır.Bunlardan başka çok küçük doğal gölet şeklinde sulardan bahsedilebilir. Gökler köyü ve Kozanlı Kasabası göletleri bunlara örnektir.
Bitki Örtüsü: ilçemiz Bozkır bitki örtüsüne sahiptir.İlçe arazisinin büyük bir bölümü engebesiz olduğu için ziraata elverişli bulunmaktadır.Araziye halk son yıllarda da pancar, kimyon, mercimek, anason ve çöro otu ekmektedir. Ekim genellikle nöbet usulü yapılmakla beraber artezyen kuyularının gittikçe çoğalması üzerine çift mahsül alma usulü de geliştirilmektedir.Çift mahsul almada genellikle arpa ve buğday başta olmak üzere bunlara pancar, kimyon mercimek, anason ilave olmaktadır.
İklimi: İlçemiz makroklima iklim tiplerinden karasal iklim tipine girer. Bu sebeble ilçede iklim kışlar sert ve soğuk, yazları ve özellikle temmuz ve ağustos ayları kurak ve sıcak geçer. Mikroklima iklim tipine özen gösterildiği zaman farkına varılır.
KULU'NUN ADI NEREDEN GELİYOR?
Yerleşim birimlerinin tarihleri araştırılırken isimlerinin kökenine inilmesi son derece önemlidir. Ne var ki yapılan tüm araştırmalara rağmen, pek çok yerleşim biriminin adının kaynağı, nereden geldiği net olarak açıklanamamaktadır. İşte bu şekilde isimlerinin kökeni net olarak açıklanamayan yerleşim merkezlerinden birisi de Kulu’dur.
Kulu ile ilgili olarak yaptığımız çalışmalarla adının tarihini, nereden geldiğini gün ışığına çıkarmaya çalıştık.
Kaynaklarda Kulu kelimesinin anlamı hakkında ikna edici bilgilere ulaşamadık. Bununla birlikte ilçemiz yaşlılarının kulu adıyla ilgili olarak anlattıkları iki anlatımdan yola çıkarak ilçemizin adının kaynağı hakkındaki bilgileri vermeye çalışacağız.
Tahminen Yıldırım Bayezit ve II. Murat’ın Osmanlı Devletini yönettikleri devirde, Gül adındaki birisi ilçemizin şu andaki yerleşim birimine yerleşir. Gül, kahraman bir kişi olmasının yanı sıra çevredeki obalara saldıran birisidir. Kısa zamanda çevresine pek çok yiğit toplayan Gül’e halk, Gül Bey demeye başlar. Gül Bey kısa zamanda çevresini etkiler. Çevresini genişleterek Aksaray ve Kırşehir’deki önemli kişilerden, varlıklı ailelerden haraç toplamaya başlar. Bununla yetinmeyen Gül Bey, Kayseri’nin de ileri gelenlerinden haraç ister. Haraç vermek istemeyen Kayserililer, Yozgat’ta ikamet eden Çapanoğlu’nu ziyaret ederek yardım isterler. Olan biteni dinleyen Çapanoğlu onlara yardım edeceğini söyleyerek, Gül Bey’e bir mektup yazar. Çapanoğlu mektubunda, Gül Bey’in haraç toplama işinden vazgeçmesini ister. Aksi halde Gül Bey’i cezalandıracağını ifade eder. Bu mektubu alan Gül Bey, işine karışılmasını içine sindiremeyerek daha sert ifadeler içeren bir mektubu Çapanoğlu’na gönderir.
Gül Bey’den gelen mektubu alan Çapanoğlu çok kızar. Mektupta yer alan “Günün birinde senin de defterini düreceğim” gibi cümleler Çapanoğlu’nu çileden çıkarır.Çapanoğlu, çarpışmaktan başka çare bulamaz. Güçlerini toplayarak Gül Bey’in yaşadığı havaliye doğru yola çıkar. Gül Bey de kuvvetleriyle çoktan Kayseri’ye ulaşmıştır. İki beyin maiyeti Kayseri yakınlarında çarpışmaya başlarlar. Sonunda Gül Bey esir düşer, silahlı adamları da dağılır. Çapanoğlu, onu çevresine göstermek için elleri ayakları bağlı olarak konağına getirtir. Konakta Gül Bey’in idam edilmesi için hazırlıklar yapılmaktadır. Gül Bey’in esir edildiğini duyanlar da akın akın gelerek Onu seyrederler. Gül Bey’i görmeye gelenler arasında Çapanoğlu’nun annesi de vardır. Oğlunun Gül Bey’i esir etmesine çok sevinen anne, onun idam edilmesine razı olmaz. Bu durumu oğluna iletir. Çapanoğlu karşı çıkmasına rağmen, annesini de kıramaz. Gül Bey’in tutulduğu odaya girerek ona:
- Bunca zamandır baskılar yaparak halkı haraca bağladığını biliyorum. Bana yaptığın sataşma sabrımı taşırdığı için seninle savaştım. Şu an esirimsin. İdamına karar verdim ama annem razı olmadı. Kapıma kul olup bana tabi olursan canını bağışlarım.
Gül Bey, içine sinmese de bunu kabul eder. Çapanoğlu da bir süre sonra Gül Bey’i mekanına gönderir, ama o artık eski heybetini kaybetmiştir. Çapanoğluna tabi olduğu için, Gül Bey olarak çağrılmamaktadır. Herkes ona Kul Bey demektedir.
Kul Bey, Çapanoğlu’nun Kulu ifadeleri de dilden dile dolaşarak zaman içinde yerleşim birimi bu adla yani Kulu olarak anılır olmuş.
İlçemizin adının kökeni ile ilgili başka bir anlatıya göre de: Kulupoğlu Mustafa Bey adında bir aşiret beyi 18. yüzyılın başlarında Afyon’dan gelerek buraya yerleşir. Bu yerleşim birimi, Kulupoğlu Mustafa Bey adından dolayı daha sonra da Kulu olarak isimlendirilmiştir.
İlçemizin adı ile ilgili olarak aktardığımız bu anlatılandan ikincisinin Kulu adını kaynaklık etmesi daha kuvvetli bir ihtimaldir.
Tarihi Gelişimi
Kulu, klasik devirlerde (drya) harabeleri üzerine kurulmuştur. İlçenin 300 yıllık bir geçmişi vardır. 1708 yıllarında Kulupoğlu Mustafa Afyon dolaylarından (Afyon-Karabağ) ailesi ve kendisine bağlı aşiret beyleri ile birlikte Kulu'nun şimdiki bulunduğu yere gelerek yerleşmesi ile iskan başlamıştır. Zaman geçtikçe insanlar obalar halinde etrafa dağılarak ve çeşitli yerlerden gelen diğer insanlarla kaynaşarak köy ve mahalleleri oluşturmuşlardır.
Aşiret beyinin isminin Kulupoğlu Mustafa (Kulu Beyi) olmasından ötürü, ilçemizin adı Kulu olarak söylenmeye başlanmış ve Cumhuriyet dönemide bu isim kesinlik kazanmıştır.
100-150 yıl kadar önce birtakım aşiretler Osmanlılar tarafından Erzurum, Muş, Ağrı çevresiden alınarak ilçeye iskan ettirilmiştir. Ayrıca daha sonra Kırım, Türkistan taraflarından gelenlerde ilçemizin köy ve kasabalarına yerleştirilmişlerdir.
1926 yılında bucak olan Kulu önce Şereflikoçhisar ilçesine, 1933 yılında da Cihanbeyli ilçesine Nahiye olarak bağlanmıştır. 1954 yılında Ankara’nın Haymana ve Bala içelerine bağlı köylerden birkaçı Kulu sınırlarına dahil edilmiş ve Konya ilinin bir ilçesi olmuştur.
Kulu, doğusunda Şereflikoçhisar, batısında Cihanbeyli-Haymana, kuzeyinde Haymana, güneyinde ise, Cihanbeyli ve Tuz gölü ile çevrilidir. Rakımı 1000 metre olup, 2880 Km2. yüzölçümüne sahiptir. Ankara'ya 110 Km., Konya'ya 150 Km. uzaklıkta olan ilçe, KONYA-ANKARA yolu üzerinde dalgalı arazili, yazları sıcak ve kurak, kışları yağışlı ve soğuk iklime sahiptir
Eskiden beri İlçemizde gerek tarımsal ekonomide ve gerekse diğer ekonomi dallarında şimdiye kadar büyük bir gelişim görülmemiştir.
Kulu'da sanayinin temeli 1974 yıllarında atılmış sayılır. Bu yıllarda yapılan KULU-SAN Yem Fabrikası 1028 ortağı ile bir halk girişimi olup,hissedarlarına yıllık belirli miktarda kar vermekte ve 25 işçi çalıştırmaktadır.
Bunun yanında 1978 yıllarında yapılan TA-MAK (Tarım Makineleri) Fabrikası da bir halk sektörü olup,çeşitli nedenlerle faaliyetini devam ettirememiş ve kapanmıştır.
İlçemiz Tavşançalı Kasabasında 1984 yılında faaliyete geçen BİN-NUR Un ve irmik fabrikasında 20 personel çalışmaktadır.
Diğer taraftan küçük çapta 11 adet Tuz İmalathanesi ve fabrikası vardır. Yine Dinek mahallesi mevkiinde Fin-Teks adında bir tekstil işletmesi açılmış olup 50 civarıda işçi çalıştırmaktadır. Son yıllarda tarım sektöründeki mekanizasyon da artmıştır.
Bunun yanı sıra E-5 Karayolunda faaliyet göstermekte olan tesisler de ilçemiz ekonomisine ve istihdamına önemli katkılar yapmaktadır.
İlçenin tarım Arazi miktarı ilçe arazisinin % 88’dir.
Kulu İlçesi Ülkenin mevcut gelir dağılımına göre zengin bir ilçe sayılır. Özellikle yabancı ülkelerde çalışanların İlçeye ciddi oranlarda ekonomik katkısı vardır. İnşaat sektörünün çok canlı olmasının sebebi yurt dışında çalışanların konuta yatırım yapmalarıdır. Yine yurtdışı kaynakları istihdama dönük yatırımdan çok bankalarda mevduat olarak tutulmaktdır. İlçede halen Akbank, İş Bankası , Ziraat Bankası olmak üzere 3 Banka vardır. Emlak Kredi Bankası,Türk Ticaret Bankası ve Halk Bankası Şubeleri de bulunmakta iken bunlar kapatılmıştır. İlçede çok sayıda Kuyumcu bulunmaktadır.
İlçenin ekonomik gücü halen atıl vaziyettedir. Bunun temel nedeni ise geçmişte yapılan ve başarısız olan girişimlerdir.
Kulu'da ev kiraları ucuzken son yıllarda ekonomik şartlardan dolayı artmıştır. Kulu'dan Avrupa’ya göç 1960'lı yıllarda başlamıştır. Başta İsveç, Avusturya, Almanya, Belçika, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç olmak üzere hemen hemen tüm Avrupa ülkesinde işçi ve işveren statüsünde Kulu'lu vardır. İlçenin 35.000.000'i İsveç’te olmak üzere yaklaşık 45.000.ini aşkın insanı Avrupa Ülkelerinde işçi ve işvereni vardır. İlçe Avrupa’ya göç verirken Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinden çok miktarda iç göç almaktadır.
EĞİTİM VE KÜLTÜR DURUMU
Kulu İlçesi Başkent Ankara’ya çok yakın olmasına rağmen eğitim düzeyi istenen düzeyde değildir. Bunun başlıca nedeni ilçe halkının yurtdışına gitmeyi cazip görmesidir. Ancak Avrupa'daki son ekonomik şartların değişmesi Avrupa'yı cazip olmaktan çıkarmıştır.
İlçede İnşaat, Makina, Muhasebe ve Bilgisayar bölümleri olan bir Meslek Yüksek Okulu vardır.
İlçe Merkezinde 1 Anadolu Lisesi ,1 Genel Lise, 1 Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi ve 1 İmam Hatip Lisesi olmak üzere toplam 4 orta öğretim kurumunda ve 9 İlköğretim Okulunda eğitim öğretim yapılmaktadır. Köy ve Kasabalarda 3 Genel Lise, 1 Çok Proğramlı Lise, 30 İlköğretim Okulu mevcuttur. Bunlardan 9 tanesinin 1,2,3 sınıfları açık, diğer sınıfları taşıma merkezlerine taşınmaktadır. Ayrıca ilçe merkezinde 1 adet Ana Okulu vardır. İlçede toplam 88 öğretmen lojmanı vardır.
İlçenin okuma yazma oranı %98-99’dur.
İlçede haftalık olarak çıkan Kulunun Sesi ve aylık olarak çıkan Bizim Kulu adlı Gazeteler yayınlanmaktadır. İlçede 1 adet Kulunun Sesi adlı yerel yayın yapan Radyo bulunmaktadır.
İlçemiz merkezinde Sportif etkinlikler için 42.000 m2 lik bir alan ayrılmış olup halen bu yer Kulu Sporun etkinliklerine açılmıştır. Düzenli olarak amatör takımlar arasında kupa maçları her yıl bahar aylarında düzenlenmektedir. Kulu Spor II. Amatör Küme'de oynamaktadır. Ayrıca Belediye ve Kaymakamlığın katkılarıyla 1 adet Halı Saha Kompleksi açılmış olup İlçe Halkına hizmet vermektedir.
İlçemizde 1 adet Halk Kütüphanesi bulunmaktadır.
İlçemizde Halk Eğitim Merkezi'nde başta Bilgisayar, İngilizce, Biçki-Dikiş-Nakış olmak üzere çeşitli kurslar verilmektedir
Ayrıca Çıraklık Eğitim Merkezinde Meslek Kurslarının yanında Bilgisayar, Ustalık ve Usta Öğretici kursları açılmaktadır.
Kaymakamlık ve Kulu Belediyesi'nin ortaklaşa olarak ilkini 2000 yılında düzenledikleri Kulu Düden Gölü Kültür ve Sanat Festivali geleneksel hale gelmiş olup 4 yıldır yapılmaktadır. Festvalin amacı ilçenin tanıtımı ve ilçe merkezinde bulunan Düden Gölü'nün turizme kazandırılmasıdır.
KULU (DÜDEN) GÖLÜ
Kulu Düden gölü Ankara-Aksaray yönünde ilerleyen E-5 Karayolunun Konya kavşağının güneyinde 39 05' K 33 09' D koordinatlarında 950 m rakım düzeyinde olup 800 ha alana sahip bir göldür. Kulu ilçe merkezinin 5 km doğusunda bulunur. Göl geniş alüvyonlu bir girinti ile ikiye ayrılır. Yer altı kaynakları ile beslenen güneydeki Küçük gölün suyu tatlıdır. Küçük Gölün kuzeyde bulunan Düden Gölü, batısındaki Kulu (Değirmenözü) deresi ile beslenmektedir. Suyu ise hafif tuzludur. Bu durum önemli bir habitat çeşitliliğinin görülmesini sağlar. Hem flamingo, kılıçgaga gibi tuzlu su kuşlarını, hem de tatlı su kuşlarını alanda görmek mümkündür. Gölden su çıkışı yoktur. Gölün çevresinde doğal bitki örtüsü azdır. Göldeki adaların çoğu ilkbahar aylarında otlarla kaplıdır. Göl, tarım yapılan tarlalar ve bozkırlarla çevrilidir. Kuzey kıyıları boyunca yer yer büyükbaş hayvan otlatılan ıslak çayırlar vardır.
Son birkaç yıl içinde kuş gözlemciler tarafından yapılan sayımlar sonucunda gölde en az 172 kuş türü bulunduğu saptanmıştır. Alanda 54 kuş türü de üremektedir. Nesli dünya çapında tehlike altında olan dikkuyruklar gölde üremektedir. Küçük gölde bulunan sazlıklarda çok sayıda ötücü kuş gözlemlemek mümkündür. Gölün etrafındaki bozkır alanlarda ise bağırtlak gibi step türleri görülebilir. Göl, göç döneminde pek çok kuş türü için önemli bir barınaktır.
Çok sayıda su kuşunu barındıran Düden Gölü ve çevresinde kuluçkaya yatan, kışlayan ve konaklayan türlerin başlıcaları şunlardır:
Kuluçkaya Yatan Türler: Akdeniz Martısı, Karabaş Martı, İnce Gagalı Martı, Gülen Sumru, Kılıçgaga, Van Gölü Martısı, Bataklık Kırlangıcı, Uzunbacak, Macar Ördeği, Sakarmeke, Poyraz Kuşu, Dikkuyruk, Küçük Batağan, Leylek, Kaşıkçı, Kum Kırlangıcı.
Kışlayan ve Konaklayan Türler: Flamingo, Sakarca, Angıt, Kaşıkgaga, Karaboyunlu Batağan, Çamurcun, Yeşilbaş, Çıkrıncın, Macar Ördeği, Dikkuyruk, Turna, Uzunbacak, Kılıçgaga, Halkalı Küçük Cılıbıt, Akça Cılıbıt, Döğüşken Kuş, Küçük Kum Kuşu, Boyunçeviren, Bağırtlak, Kızkuşu, Mahmuzlu Kızkuşu.
Alanda aynı zamanda nadir görülen türler olan Kara Kanatlı Bataklık Kırlangıcı, Küçük Su Çulluğu, Tarla Kazı, Sarı Başlı Kuyruksallayan, Sarı Gagalı Keten Kuşu ve Kara İskete gözlenmiştir.
Gölde kirlilik tehditi bulunmaktadır. Yapılmakta olan kanalizasyon şebekesi atıklarını göle direk boşaltacaktır. Göldeki canlıların yaşamlarını korumak için sözkonusu arıtma tesisinin en kısa sürede yapılması sağlanmalıdır.
Göldeki su seviyesi de çok önemlidir. Kurak geçen yılların yaz mevsiminde su seviyesinin azalması göldeki canlıları olumsuz etkilemektedir.
Kulu gölü, hem ulusal ve hem de uluslararası bakımdan ekolojik önemi yüksek bir göldür. Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı’dır. Orta Anadolu’daki sulak alanların bir kısmının yok olmasından sonra çok sayıda nesli tehlike altında bulunan türlerin ürediği gölün korunması daha da büyük öncelik kazanmıştır. Gölün doğal ortamı korunmalı, insan baskısının oluşmamasına dikkat edilmelidir. Turizme yönelik yapılması düşünülen etkinlikler göldeki doğal yaşamı bozacaktır. Göç yolları üzerindeki bu kuş cennetinin korunması dünya çapında önemlidir. Her yıl pek çok yabancı kuş gözlemcisi gölü ziyaret etmektedir.
TUZ GÖLÜ
Tuz Gölü, İç Anadolu’da Ankara’nın güneyi ile Konya ilinin kuzey doğusunda yer alır. Ankara, Konya ve Niğde il sınırları içinde bulunur. Kuzeyinde Paşadağ, doğusunda Şereflikoçhisar, Aksaray, batıda Karacadağ ve güneyinde Sultanhanı ile çevrilidir.
Oluşumu tektoniktir. Tuz Gölü tüm yağışlarını kış aylarında alırken yazın göle giren su yoktur. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşayan bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde geniş bir alanda çok zayıf tuzcul floraya rastlanır. Tuz Gölü'nü besleyen sular doğuda Şereflikoçhisar'dan geçen Peçenek Suyu, güneyde Eskil'den göle giren Bağlıca ve Kırkdelik suları ile Eşmekaya kaynakları, güneybatıda Tersakan ayağı ile batıda Cihanbeyli'den gelen İnsuyu’ dur.
Tuz gölü kışın kapladığı geniş su alanı ile su kuşları için önemli bir kışlama bölgesidir. Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır.
Tuz Gölü 1600 km2lik bir alana sahiptir. Ortalama genişliği 30 km olup en geniş yeri 40 km; ortalama uzunluğu 65 km olup en uzun yeri 90 km; ortalama derinliği 70 cm olup en derin yeri 1,5 m; deniz seviyesinden yüksekliği ise 905 m. dir. Bu alan yaz ve kış aylarında farklılık gösterir. Çünkü; kışın biriken sular, yazın buharlaşır ve gölün alanı oldukça daralır. Gölde tuz oranı oldukça yüksektir. Yaklaşık %320’dir
Tuz Gölü, İç Anadolu Bölgesi’nin birinci, ülkemizin ikinci büyük gölüdür.
Tuzlu göller arasında, dünyada tuzluluk oranı bakımından ikincidir. Gölde kışın biriken sular, yazın buharlaşır. Tabanda kalın tuz tabakası kalır. Tekel’in Şereflikoçhisar’ da iki, Cihanbeyli’de üç işletmesi vardır. Bu işletmeler sürekli gölden tuz çıkarır. Cihanbeyli işletmesinin yıllık üretimi yaklaşık 500.000 tondur.
Gölde hava şartları elverdiği ölçüde direkt üretim yapma yoluna gidilmektedir. Üretim tamamen doğa şartlarına bağlıdır. 1974 yılına kadar göldeki üretim tamamen ilkel şartlarda kazma ve kürekle yapılmakta iken bu tarihte DSİ kanalının göle bağlanması ile su seviyesi yükselmiş, bu nedenle havuzlama sistemine gidilmiştir.
Daha önceleri göl yüzeyinden kazma ve küreklerle toplanıp vagonlara yüklenerek yapılan üretim şekli değişmiş olup, günümüzde dozerlerle kazınıp kürenerek toplanan tuz, loderlerle kamyon ve vagonlara doldurulup yığın yerine taşınmaktadır. Ayrıca tuz toplama makinesi ile de tuzun sürme, toplama ve doldurma işlemi aynı anda yapılarak kamyonlara doldurulup taşınmaktadır. Ülkemizin yıllık tuz ihtiyacının üçte ikisi Tuz Gölü’nden karşılanmaktadır.
Gölün 1200 km2lik sahasından ortalama 210 milyon tonluk her yıl 8cm. kalınlığında oluşan tuzu alabildiğimizi varsaysak bir miktar karşımıza çıkar ki, bu da bütün dünya ülkelerinin bir yıllık tüketimine eşittir.
Doğal güzelliği ve turizm yönü yanında gölden yıllık ortalama 210 milyon ton tuz üretilmesi, gölün ekonomik açıdan büyük bir potansiyeli taşıdığını gözler önüne sermektedir.

